Muammer Kaddafi’nin 42 yıllık iktidarının sona erdiği Libya’da, muhaliflerin gönüllü ordusunu Türkiye’den giden emekli özel harekatçıların eğittiği ortaya
çıktı.
Basına yansıyan görüntü ve fotoğraflarda Ulusal Geçiş Konseyi’nin ordusuna Türkiye’den giden emekli özel harekatçılar verdiği savaş eğitimi yansıyor.
50 bin kişinin hayatını kaybettiği Libya’da 6 aydır süren çetin mücadelenin sonuna yaklaşılıyor. Bingazi’nin muhaliflerin eline geçmesinin ardından Türkiye’de
bazı emekli diplomatlar hükumetin Libya politikasını eleştirmişti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı Kaddafi yanlısı olmakla suçlayan çevreler, Fransa, ABD
ve İngiltere; Libya’ya havadan ve denizden operasyon yaparken Türkiye’nin devre dışı kaldığını ileri sürmüştü.
Ancak Cihan'ın elde ettiği görüntülerde durumun tam tersi olduğu anlaşılıyor. Özellikle Bingazi’de Türkiye’den gelen emekli özel harekatçıların Ulusal Geçiş
Konseyi ordusuna eğitim verdiği ortaya çıktı. Görüntülerde; Libya’ya giden bir grup emekli özel harekat polisi geçiş konseyinin ordusuna silahlı eğitimin
yanı sıra güvenlik kontrol, yol emniyeti, güvenlik arama, araç arama, bina operasyonu, VIP devlet büyüğü koruma ve şahıs arama amaçlı eğitimler veriyor.
Gönüllü özel harekatçılar, faaliyetlerini iki dönem halinde gerçekleştiriyor. Kaddafi’nin hüküm sürdüğü şehirlerde yönetimi tek tek ele geçiren Libya halkına
en büyük desteğin Türkiye’deki gönüllü eski özel harekatçılardan geldiği anlaşılıyor.
Libya’da halen Ulusal Geçiş Konseyi’nde Haberleşmeden Sorumlu Komutanı Mustafa El Mecbri ve Konseyin Bingazi Komutanı İbrahim El Brigti’nin Kaddafi güçlerine
karşı etkili bir güç oluşturmak amacıyla emekli özel harekatçıların verdiği eğitimlerden son derece memnun kaldığı belirtildi. El Mecbri Kabilesi’nin liderlerine
bağlı gönüllü gruptakiler ile birlikte yaklaşık 3 bin muhalif askere verilen stratejik destek eğitiminde, cephede nasıl hareket edileceğinden şehir içindeki
bina operasyonlarına kadar birçok savaş taktiğinin öğretildiği ifade edildi. Türk bayraklarını giydikleri üniformalarda taşıyan Libya halkının Türkiye’den
gelen bu destekten memnun kalması dikkatlerden kaçmıyor. Bunu en iyi anlatan tablo ise, silahlı eğitim alan gençlerin iki ülkenin bayrakları altında kaydedilen
fotoğraflarda ortaya çıkıyor.
‘BİZDEN ÇOK MEMNUN KALDILAR’
Türkiye’den giden emekli özel harekatçılardan E. A. eğitim veren birliğin önde gelen isimlerinden. 20 yıllık tecrübesini Libya halkına aktardığını anlatan
E. A., “Bizden çok memnun kaldılar. Hatta ağladılar. Bingazi komutanı var. İbrahim Bey. Ben onun zaten misafiriydim. Onun 25 bin tane adamı var. O kişileri
eğittik. İçlerinden seçme gençlere eğitim verdik. Bingazi’ye, Humus’a, Abdülcelil Bey’in memleketi Beydağı’na gittik.” dedi. Libya’da Kaddafi muhaliflerin
kendilerini gördüğünde ilk etapta büyük şaşkınlık yaşadığını anlatan E. A.’nın duyduğu ilk sözler, “İçinde Türklerin de olduğu 29 bin kişinin boşaltıldığı
bir ülkede siz çıktınız bize eğitim vermek için geldiniz. Çok mutlu olduk.” şeklinde olmuş.
Terörle mücadele konusunda özel harekat birliklerinde uzun süre görev yapan E. A., verdikleri eğitim ile ilgili şunları anlattı: “Eğitim kapsamında şehir
içindeki özel güvenlik kontrolleri için yani güvenlik aramaları ve araç aramaları için uygulamaları tarif ettik. Şahıs aramaları için de güvenlik amaçlı
bu eğitimi verdik. Ayrıca herhangi bir olayda şehir içerisinde şüpheli bir paket görüldüğünde ya da bir patlama anında alınması gereken önlemleri anlattık.
Bunun yanı sıra cephede nasıl hareket etmeleri gerektiğini gösterdik. Biz tabii ki içlerinden kabiliyetli olanları seçtik. Onlara da şehir içindeki bina
operasyonlarıyla ilgili eğitim verdik.”
‘AMACIMIZ; TÜRK BAYRAĞININ DALGALANMASI’
17 gün süren profesyonel müdahale taktiklerini iki etapta Libya halkı ile paylaştıklarını belirten E. A., tek amaçlarının; Türk bayrağının orada dalgalanması
olduğunu söyledi. E.A., “Orada Türkiye ile ilgili bir şeyler yapmak istedik. Hiçbir menfaatimiz yok. Yol parası dahil bütün harcamalarımızı kendimiz karşıladık.
Devletin haberi mutlaka vardır. Devleti zor durumda bırakacak bir şey yapmadık. Amacımız Türk bayrağının orada dalgalanması.” ifadelerini kullandı.
‘KADDAFİ GÜÇLERİ BİZE SUİKAST DÜZENLEYECEKTİ’
Yaşadıklarına ilişkin çarpıcı bilgiler de veren E.A., Libya'da bulundukları süre içinde Kaddafi güçlerinin hedefi olduklarını söyledi. Bunun için eğitimleri
büyük bir gizlilik içinde verdiklerini belirten E. A., Kaddafi yanlılarının kendilerine suikast düzenleyeceklerine dair duyumlar aldıklarını ifade etti.
E.A., “Bizim gittiğimiz dönem de tam savaşın ortası olduğu için orada kimseye de haber vermek istemediler. Bizim herhangi bir canımıza bir şey gelmesin
diye biraz da gizli eğitim verdik. Ciddi anlamda tepki aldık. Hatta hatta bize orada suikast yapılacağını veya bizi direkt olarak vuracaklarını dair duyumlar
geldi ama biz tabi ki onları göze aldık.” şeklinde konuştu.
‘BİRÇOK ÜLKENİN ASKERİ VARDI’
Libya toprakları üzerinde birçok ülkenin askerlerinin olduğunu anlatan E.A., şu bilgileri verdi: “Biz gazeteci kimliği taktık. Fotokopi yapıp götürdük.
O da biliyordu ki benim gazeteci olmadığımı. Ben de onun biliyordum gazeteci olmadığını. Herkes orada bir şekilde gelmiş eğitim yaptırmaya çalışıyor. Polonyalılar
eğitim vermişler. İsveç, Norveç’ten gelenler vardı. İtalyanların orada gayrı resmi biçimde şu anda bir sürü binbaşısı var. Onlar tabi askeri normal eğitim
veriyorlar. Operasyon anlamında bir eğitim genelde yoktu. Operasyon eğitimini biz verdik Libyalı kardeşlerimize.”
‘HALK FRANSIZLARDAN, YÖNETİM TÜRKLERDEN YANA’
Libya’da Türkiye’ye karşı önemli bir ilgi olduğunu da belirten E. A., halk nezdinde Fransa’nın bir adım önde olmasına karşın Ulusal Geçiş Konseyi’nin Türkiye’den
yana tavrını açıkça ortaya koyduğunu kaydetti. E.A, “Fransa orada bir adım önde gibi gözüküyor. Halk nezdinde biraz daha itibar almış. Ancak devletin,
şu andaki meclis yönetimi, o geçici hükumet tamamen Türkiye tarafında. Ama mecburen hali hazırda orada şu anda Fransa’ya da, İngiltere’ye de bir pay vermek
zorunda.”
Libyalı muhaliflerin Türkiye’ye karşı büyük beklentiler içinde olduğunun altını çizen E.A., “Fransa’nın yaptığını Türkiye’nin yapmasını istiyorlar. Verdiğimiz
eğitim halk katında çok ciddi bir artı. Fakat onlara ‘Fransa’ya verdiğiniz destek bizim zorumuza gitti.’ dedim. O zaman şöyle dediler; ‘biz Fransızlar
ilk bombayı attığı için tabi ki bir tebessüm ile teşekkür etmek istedik. Yoksa onları kabullendik anlamına gelmiyor.’ Hep bu örneği veriyorlar; Türkler
bizim önceliğimiz, onlar bizim kardeşimiz.”
‘İŞ ADAMI GÖRÜNÜMLÜ İNGİLİZ VE FRANSIZ GENERALLER ORADA’
Libya’da iş adamı görünümlü İngiliz ve Fransız generalleri olduğunu ifade eden E. A., “İngilizler, Fransızlar oradaydı. İnanın üç, dört tane otel vardı.
Oteller ağzına kadar yabancı uyruklu iş adamı, gazeteci görünümlü asker ve komutan ile doluydu.” dedi.
Türkiye’deki birçok müteahhit firmanın da kendilerine destek olmak istediğini belirten E. A., şu ana kadar hiçbir şirketin desteğini kabul etmediklerini
söyledi. Eğitimin tamamen gönüllü bir hareket olduğunun altını çizen E. A., talep gelmesi halinde arkadaşları ile birlikte tekrar eğitime gideceklerini
de sözlerine ekledi.
Kaddafi'nin sözcüsü: Savaşmaya hazır
Libya'nın devrik lideri Muammer Kaddafi'nin sözcüsü, Kaddafi'nin hala ülkede olduğunu ve güçlerini toplayarak sonuna kadar savaşmaya hazırlandığını söyledi.
Sözcü Musa İbrahim, Reuters'a yaptığı açıklamada, Kaddafi'nin moralinin yerinde olduğunu ve arkasındaki güçlü ordusuyla Libya'nın her kentini özgürlüğüne
kavuşturmak için sonuna kadar savaşacağını ifade etti.
Musa İbrahim, "Kaddafi'nin sağlığı çok iyi, morali yerinde ve kendisi tabii ki Libya'da" dedi.
Ülkedeki savaşın sanılandan çok daha uzun süreceğini söyleyen İbrahim, "Ordumuz hala çok güçlü ve bize katılan binlerce gönüllü var. Libya'da kuzey kıyısında
ve batıda kontrolümüz altında bulunan çok geniş bölgeler var. Güney zaten tamamen bizim" diye konuştu.
Kaddafi'ye bağlı güçleri toparladıklarını belirten sözcü İbrahim, sokak sokak, ev ev yıllar boyu savaşmak zorunda kalsalar bile her bir Libya kentini tek
tek özgürlüğe kavuşturacaklarını söyledi.
Musa İbrahim, kendisinin nerede olduğu konusunda da bilgi vermedi ancak UGK'nın üst düzey komutanlarından biri, İbrahim'in Salı günü Kaddafi güçlerinin
elinde bulunan Beni Velid'de Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam ile birlikte görüldüğünü belirtti.
Kaddafi'nin ise nerede olduğu aylardır bilinmiyor. Kaddafi'nin ailesi ve yakın çevresinin, başkent Trablus'un Ulusal Geçiş Konseyi güçlerinin eline geçtiği
23 Ağustos'tan sonra ülkeden kaçtığı veya saklandığı belirtiliyor.
cihan
0 yorum:
Yorum Gönder